Kedi ve köpekler uzun yıllardır hayatımızda olsalar da zaman geçtikçe hayatlarımızdaki yerleri gitgide artmakta. Bizim için oldukça değerli hale gelen patili dostlarımızın hayatlarını olumsuz yönde etkileyecek en ufak sorun şüphesiz ki canımızı oldukça sıkar. Peki bize evcil hayvanınızla yaşadığınız, onun yaşam kalitesini oldukça etkileyen ve bu doğrultuda sizin de canınızı sıkan bir problem söyleyebilir misiniz desem? Eminim ki cevapların çoğunda alerjik problemler yer alacaktır. Öyleyse kedi ve köpeklerde bu denli sorun oluşturabilen alerji ile ilgili bazı merak edilen sorulara şöyle bir bakalım.

Her şeyden önce alerji nedir?

Alerji, vücuda girip immünolojik veya immünolojik olmayan reaksiyonlar yaratan maddelerdir.  

Gıdalar nasıl vücutta alerjen oluşturabilir?

Aslında sadece gıdalar değil herhangi bir şey alerjik reaksiyon gösterebilmektedir. Fakat gıdalar vücuda alınmalarının ardından ince bağırsaklara ulaşırlar ve daha sonra orada bulunan mast hücrelerinin reseptörlerine gelirler, bazı gıdalar ise bu reseptörlere bağlanarak reaksiyon oluştururlar böylece histaminler ve geri kalan maddeler salınmaya başlar. Bunların doğrultusunda da oluşumunu merak ettiğimiz alerjik reaksiyonlar gözükmeye başlar.

Hangi besinler alerjen riski yüksek sayılabilir?

Bu konuda aslında sürekli suçlanan tavuk, gerçekten suçlu mu? Köpeklere de verilmekle birlikte özellikle kediler için fazla tercih edilen tavuğun çok fazla alınmasıyla evcil hayvanımızda tavukla ilişkili gecikmiş reaksiyonlar görülebilmektedir. Fakat yapılan çalışmalara bakıldığında vücuda alınan herhangi bir şey bir zaman sonra reaksiyonlar gösterebilmektedir.

Daha sonrasında tavuğa bağlı gelişen alerjik reaksiyonları tedavi etmek amacıyla diğer bir protein kaynağı olan kuzulu ve pirinçli mamalar düşünüldü ve tercih edildi ama günümüze geldiğimizde ise bu sefer de kuzulu ve pirinçli mamalara karşı alerjik reaksiyonların şekillendiği görülmeye başlandı.

Bu durum aslında şunu göstermektedir; eğer bir karbonhidrat veya protein ile nesiller boyunca hayvanların beslenmesi durumu varsa, evcil dostumuzda bu besinlere karşı ilk başta bir reaksiyon görülmese de daha sonrasında bu besinlerin reaksiyon gösterebileceği unutulmamalıdır. Ayrıca alerjik reaksiyonlara sebep olan tek bir besin maddesi olabileceği gibi reaksiyonlara sebep olan birden çok besin maddesinin de olabileceği unutulmamalıdır.

Evcil hayvanlarımızın tükettiği bir gıdaya alerjisi var ise ne gibi belirtiler görebiliriz?

Bu sorunun cevabı aslında yeterince araştırılmamış ve ayrıntılı olarak üzerinde durulmamıştır. Örneğin bizler genelde deride görülen reaksiyonlardan sonra gıda alerjilerini aklımıza getirmekteyiz fakat köpekler açısından alerjik deri rahatsızlıklarına baktığımızda gıda alerjileri aslında üçüncü sırada yer almaktadır, kedilerde ise gıda kaynaklı reaksiyonlar ikinci konumda yer almaktadır.

Yukarda bahsedildiği gibi alerjik reaksiyonlar denildiğinde akla ilk gelen semptom derideki problemlerdir. Aslında diğer semptomlar gözden kaçırılmaktadır. Gıdalar ilk başta sindirimle vücuda alındıkları için, alerjenlere maruz kalan hayvanlarda belki de ilk belirti gözden kaçırılan ya da önemsenmeyen ‘kusma’ olabilir. Kusmanın dışında hafif bir ishal de deride oluşacak belirtilerden daha önce oluşmuş bir alerjik reaksiyon olabilmektdir.

Son zamanlardaki araştırmalara göre özellikle kedilerde daha sık görülen astım sorununun da gıdaya bağlı bir alerjik reaksiyon olduğuna dair makaleler yazılmaya başlandığı görülmektedir.

Peki alerji konusunda evcil hayvan sahiplerinin dikkat etmesi gereken konular nelerdir?

Görülen semptomların göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Kediniz dönem dönem  kustuğunda muhakkak bir veteriner hekime gösterilmeli ve veteriner hekim ile konuşulmalıdır. Ara ara görülen ishaller de aynı şekilde muhakkak değerlendirilmelidir.

Kısacası alerjenlerin sindirim dışına çıkan reaksiyonları beklenmeden durum önlenmeli ve kontrol altına alınmalıdır.

Bu blog yazısı, Vet. Hek. Doç. Dr. Lora KOENHEMSİ ile yapılan röportaj kaynak alınarak yazılmıştır.

Trend