Fizik tedavi, yaralanma, hastalık veya ameliyat sonrasında kaslar, eklemler, kemikler ve sinirler gibi vücut dokularının işlevlerini iyileştirmek, ağrıyı azaltmak ve hareket kabiliyetini artırmak için uygulanan bir rehabilitasyon, tedavi yöntemidir. Veteriner Fizyoterapisi kas-iskelet sistemi ve nörolojik hastalıkların tedavisinde önemli bir yer tutmaktadır.
Ağrı, vücutta gerçek veya potansiyel doku hasarına yanıt olarak oluşan duyusal ve emosyonel bir deneyimdir. Nosiseptörler, doku hasarına neden olan uyaranları algılar ve bu sinyalleri beyne iletir, beyin ise bunları ağrı olarak yorumlar. Ağrı, sadece fiziksel değil, psikolojik ve çevresel faktörlerden de etkilenir; bu nedenle bireysel algısı değişkendir. Ağrının ne olduğu ile ilgili daha detaylı anlatım için geçmişte yayımlanan blog yazımızı okuyabilirsiniz.
Fizyoterapi, karmaşık ağrı mekanizmalarını ele alarak kas-iskelet sistemini güçlendirmeyi, hareket kabiliyetini artırmayı ve ağrıyı hafifletmeyi hedefler. Uygulanan fizyoterapi yöntemleri sinir iletimi ve kas işlevlerini iyileştirerek ağrının yönetilmesine katkıda bulunur. Ayrıca, kronik ağrıların tedavisinde stres, anksiyete ve depresyon gibi psikolojik unsurlar da dikkate alınarak multidisipliner bir yaklaşım izlenir. Böylece, fizyoterapi hem ağrı algısında hem de yaşam kalitesinde iyileşme sağlar.
Analjezi ve ağrı kontrolü veteriner rehabilitasyonu alanındaki esas konulardır. Dördüncü yaşamsal belirti olarak kabul edilen akut veya kronik ağrı; ağrı gelişiminin önüne geçilmesi, erken müdahale ve bireyselleştirilmiş tedavi protokollerine ulaşmak için değerlendirme gerektirir. PLATTER (Planla, Tahmin Et, Tedavi Et, Değerlendir ve Geri Dön) kısaltması , fizyoterapi alanı da dahil olmak üzere analjezinin oluşturulması için profesyonele öncülük eder. Planlama aşaması, rehabilitasyon programında mevcut yöntemler arasından o hastanın durumu için en uygun olanların seçimi anlamına gelmektedir. (Epstein ve ark, 2015).
Öngörü yani tahmin etmek anlamına gelen ikinci aşama ise, ağrının ortaya çıkmasını tahmin etmek ve ardından hastanın ağrılı deneyime maruz kalmasını önlemek anlamına gelir. Tipik bir örnek ile açıklamak gerekirse; daha soğuk aylarda hiperaljezi gösterme eğiliminde olan osteoartritli hastalarda kıştan önceki aylarda fizyoterapi seanslarını yoğunlaştırmak ve böylece tedaviyi öngörmek ve bu dönemde hayvan için daha yüksek bir yaşam kalitesi sağlamak mümkündür. (Formentor, 2018). Tedavi yöntemlerinin seçimi ağrı kontrolünde oldukça önemlidir. Rehabilitasyon uygulamaları ile birlikte farmokolojik yöntemlerden de yararlanmak hasta için faydalı olacaktır.
Veteriner Fizyoterapide ağrıyı hafifletmek için kullanılan başlıca fiziksel ajanlar şunlardır:
Akupunktur:
Bu yöntemin ağrı hafifletmedeki ana mekanizması, endojen endorfin salınımı, inflamasyonla ilişkili mediatörlerin azaltılması, doku onarımının uyarılması ile olmaktadır. Artroz, omurga sorunları, nöropatik ağrı, kronik veya akut ağrı gibi problemlerde bu yola başvurulabilir. İğnelemeye izin vermeyen agresif hayvanlarda kontrendikedir.
Hayvanlarda akupunktur tedavisi ile ilgili daha detaylı bilgi için konuyla ilgili blog yazısını okuyabilirsiniz.
Elektroterapi:
Elektroterapi, kasların güçlendirilmesi amacıyla elektriksel uyarımın kullanılması, fiziksel yaralanmaların tedavisinde ise ses dalgaları (ultrason) ve ışık (lazer) gibi çeşitli yöntemleri içeren geniş bir tedavi yelpazesini kapsar. Bu uygulamalar, vücut dokularının iyileşmesini hızlandırmak ve fonksiyonlarını desteklemek amacıyla kullanılır. Hayvan rehabilitasyonunda en sık kullanılan üç elektroterapi türü; elektrostimülasyon testi, ultrason tedavisi ve lazer tedavisidir.
Ana mekanizması kapı kontrol teorisi ve endorfin salınımı ile sağlanır. Akut postoperatif veya kronik ağrı durumlarında sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Cildin hasar gördüğü yerlerde veya elektrik akımına dirençli hayvanlarda kullanılmamalıdır.
Lazer Terapi:
Ana mekanizmasında sinir iletim hızını azaltır, inflamasyonu kontrol eder, ödemi azaltır. Akut veya kronik ağrı durumlarında kullanılabilir. Tanısı konulmamış ağrılarda, göz bölgesinde ve lokal olarak tümör durumlarında kullanılmasından kaçınılmalıdır. Lazerlerin veteriner hekimlikte kullanımıyla detaylı bilgi edinmek için blog yazısını okuyabilirsiniz.
Masaj:
Masajın ağrı hafifletmedeki ana etkisi oksitosin salınımı, serotonin artışı, mikro vazodilatasyon, prostaglandin konsantrasyonunun ve lokal interlökinlerin azalmasıyla meydana gelir. Kas kontraktürleri, omurga ağrısı, tetik noktalar, fascia yapışıklıkları, kanser hastaları, genel iyilik hali durumları için endikedir.
Bu blog yazısı Vet. Hek Ceren Nur GİRAY tarafından doğrulanmıştır.
Kaynaklar
Epstein, M. E., Rodanm, I., Griffenhagen, G., Kadrlik, J., Petty, M. C., Robertson, S. A., & Simpson, W. (2015). 2015 AAHA/AAFP pain management guidelines for dogs and cats. Journal of feline medicine and surgery, 17(3), 251-272.
Formenton, M.R. (2018). Physiotherapy for Pain Control in Dogs and Cats. Journal of Yoga and Physiotherapy.
MARAŞ, F. Z., & ŞEVGİN, Ö. HAYVANLARDA FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYON UYGULAMALARI.
Görsel Kaynakları





