Şekil 1. Kedilerde inflamatuar bağırsak hastalığı temsili görsel

Kaynak: Instagram, @thewholesomebroth.


Yangısal bağırsak hastalığı (Inflammatory Bowel Disease – IBD) kedinin mide ve bağırsaklarının kronik, immun aracılı olarak irite olması ve yangılanması anlamına gelir. Yangısal hücreler GI sistem duvarlarına sızarak mukozal bütünlüğü bozar, kalınlaştırır, besinleri düzgün şekilde sindirebilme ve emilme yeteneğini bozar. Yaş ve ırk duyarlılığı olmasa da safkan, orta yaşlı – yaşlı kedilerde daha sık görülür.

PATOGENEZ VE GENETİK FAKTÖRLER

Kedilerde IBD’nin patogenezi tam olarak aydınlatılamamıştır. Hastalığın bağışıklık sistemi, beslenme, bağırsaklardaki bakteri popülasyonu ve diğer çevresel faktörler arasındaki karmaşık, anormal etkileşimden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bağışıklık sistemindeki genetik yatkınlıkların da rol oynadığı düşünülmektedir. Genel kabul gören mekanizma; intestinal mukozada anormal bağışıklık yanıtın gelişmesidir. İBD, GI sistemin etkilenen bölgesine ve sürece dahil olan yangısal hücrelerin tipine bağlı olarak farklı formlar alabilir. Mide yangılandığında durum “gastrit”, ince bağırsak yangılandığında “enterit” ve kalın bağırsak yangılandığında ise “kolit” olarak adlandırılır. Ancak her gastrit veya enterit tablosunun IBD kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği unutulmamalıdır. En yaygın formu, enflamatuar lenfositler ve plazma hücrelerinin ince bağırsağı istila ettiği “lenfositik plazmasitik enterit”tir. Eozinofiller, kedilerde İBD’de sık rol oynayan bir diğer yangısal beyaz kan hücresi tipidir. Eozinofilik gastroenteritte olduğu gibi bazen baskın hücre tipi olabilirler, daha yaygın olaraksa karışık bir enflamatuar hücre popülasyonunun parçası olarak karşımıza çıkarlar. Daha az görülen iki İBD formu ise nötrofillerin dahil olduğu “nötrofilik İBD” ve makrofajların dahil olduğu “granülomatöz İBD”dır. Bazı vakalarda İBD, karaciğer ve pankreas dahil olmak üzere diğer abdominal organların yangılarına eşlik edebilir. Kedilerde enflamatuar karaciğer hastalığı, pankreatit ve enflamatuar bağırsak hastalığı arasında bir ilişki olduğu kabul edilemekte ve bu hastalık kombinasyonu sıklıkla üçlü yangı anlamında “triaditis” olarak adlandırılmaktadır. Bu birlikteliğin patofizyolojik mekanizması tam olarak aydınlatılamamış olmakla birlikte klinik olarak yaygın şekilde kabul edilmektedir.

KLİNİK BELİRTİLER

IBD’nin klinik belirtileri genellikle non-spesifiktir ve başka gastrointestinal hastalıklarla kolayca karışabilir. En sık görülen bulgular:

  • Kronik veya aralıklı kusma
  • Kronik ishal (ince veya kalın bağırsak kaynaklı)
  • Kilo kaybı
  • İştahsızlık veya iştah dalgalanmaları
  • Mat tüy yapısı.

İnce bağırsak tutulumu olan vakalarda kilo kaybı ve kusma, kalın bağırsak tutulumu olanlarda ise sık, az miktarlı dışkılama, yalancı dışkılama çabası (tenezm), kanlı ve bazen mukuslu dışkı daha belirgindir.

Pankreas ve karaciğer gibi diğer organlarda eşzamanlı enflamasyon (triaditis) klinik şiddeti etkileyebilir.

Hastalık genellikle döngüseldir, kendiliğinden alevlenmeler ve remisyonlarla seyreder. Belirtiler diğer birçok hastalıkla örtüşebilir

TEŞHİS

Kedilerde yangısal bağırsak hastalığı (IBD) tanısı koymak, klinik belirtilerinin birçoğunun diğer hastalıklarda da sıkça görülmesi, spesifik olmaması nedeniyle çok aşamalı sistematik değerlendirmeler gerektirir.

Yangısal bağırsak hastalığı (İBD) tanısı, dışlama yoluyla konulur; ayırıcı tanıda olabilecek diğer hastalık ve sendromlar dikkatle elimine edilmelidir. 

Metabolik hastalıklar, FeLV, paraziter veya bakteriyel enfeksiyonlar, hipertiroidizm ve bazı kanser türlerini elimine etmek için temel kan testleri, idrar ve dışkı muayeneleri, röntgen veya abdominal ultrason yapılması gereklidir. 

Kedilerde sık görülen küçük hücreli intestinal lenfoma, histopatolojik olarak IBD ile ciddi benzerlik gösterebilir. Bu nedenle bazı vakalarda immünohistokimyasal inceleme veya klonalite analizleri gerekebilir.

Gıda alerjisini elemek için hipoalerjenik eliminasyon diyeti uygulanması gerekebilir. Bu yaklaşımda hasta daha önce hiç tüketmediği bir protein kaynağı ile en az 4 – 6 hafta süreyle tek besin kaynağı olarak beslenilmelidir; gıda takviyesi veya ödül maması verilmemelidir. Bu diyet, enflamatuar bağırsak hastalığı, gıda duyarlılığı veya gıda alerjisi olan kedilerde semptomları kontrol etmede oldukça etkilidir. 

Kesin tanıda, bağırsak veya mide biyopsisi ile histopatolojik değerlendirme gereklidir. IBD’li hastada bağırsak duvarında artmış enflamatuar hücreler bulunur. Gastrointestinal biyopsiler, oral veya rektal endoskopi kullanılarak yapılabileceği gibi laparatomik olarak da yapılabilir. Endoskopi daha az invaziv bir işlem olmasına karşın karaciğer veya pankreas hastalığından da şüphelenilen hastalarda, bu organlardan da biyopsisinin alınabilmesi amacıyla cerrahi metodoloji önerilebilir. 

Şekil 2. İnflamatuvar bağırsak hastalığı (IBD) olan bir kedide jejunal kas tabakasının kalınlaşmasını gösteren ultrason görüntüleri: (A) Kalınlaşmış ince bağırsak duvarını gösteren enine kesit (0,44 cm). (B) Benzer şekilde kalınlaşmış görünüm (0,38 cm). Kedilerde normal ince bağırsak duvar kalınlığı 0,16–0,36 cm olarak bildirilmiştir (Garraway, Allenspach & Jergens, 2017). Dr. Jacob Ewing’in izniyle.

TEDAVİ

Tedavinin temel hedefleri ishal ve kusmayı azaltmak, iştah ve kilo alımını teşvik etmek, bağırsaktaki yangıyı kontrol altına almaktır. Eğer altta yatan gıda alerjisi,  paraziter enfestasyon, aşırı bakteriyel yük, ilaç reaksiyonları gibi bir neden belirlenebilirse bu neden ortadan kaldırılmalıdır. 

Diyet modifikasyonu bazı vakalarda tek başına etkili olabilmektedir. 

Diğer vakalarda ise diyet modifikasyonu ile birlikte primer nedene bağlı olarak endikasyonu olan ilaçların kombinasyonunun uygulanması gerekebilir.  Medikal tedavide, diyet modifikasyonu ile birlikte ilk sırada antibiyotik, antienflamatuar ve antiprotozoal özellikleri olan metronidazol kullanılabilir, genellikle iyi tolere edilir. Ancak antibiyotiklerin rutin kullanımı güncel literatürde daha temkinli önerilmektedir. Diyet değişikliği veya metronidazol yeterli olmazsa, güçlü antienflamatuar ve aynı zamanda immunsupresif ajanlar olan kortikosteroidler kullanılır. Kortikosteroidlerin immunsupresyon ve diyabet gibi potansiyel yan etkileri nedeniyle hasta yakından izlenmelidir.

Bu tedaviler başarısız olursa, klorambusil veya siklosporin gibi daha güçlü immunsupresifler gerekebilir. Bu ilaçları kullanan hastaların kan değerleri düzenli olarak takip edilmelidir.

Ek olarak, bağırsak florasını düzenlemek için prebiyotikler ve probiyotikler, enflamatuar kolit vakalarında çözünür lif (psilyum v.b) takviyesi ve eğer eksiklik saptanırsa folat ve/veya B12 vitamini takviyesi önerilebilir.

PROGNOZ

İBD genellikle hayat boyu süren bir durum olmakla birlikte çoğu vaka uygun bir kombinasyon tedavisi ile etkin şekilde kontrol altına alınabilir, hastalar sağlıklı ve konforlu bir yaşam sürebilir. Buna karşın bazı hastalarda uygun yönetimle bile semptomlar zaman zaman alevlenmeler görülebilir. Hastalığın kontrolü, diyet ve ilaç tedavilerine sıkı şekilde uyulmasını ve düzenli takibini gerektirir. Bu sayede nüksler erken tespit edilip tedavi yeniden düzenlenebilir.

BONUS

FCEAI (Feline Chronic Enteropathy Activity Index – Kedilerde Kronik Enteropati Aktivite İndeksi) kronik bağırsak hastalığı şüphesi olan kedilerde hastalığın klinik şiddetini objektif olarak ölçmek ve tedaviye yanıtı takip etmek için kullanılan bir puanlama sistemidir. Orijinal indeks, tamamen klinik bulgulara dayanır, laboratuvar parametresi içermez.

Bu 5 klinik parametrenin her biri için 0 (normal) ile 3 (en şiddetli) arasında puan verilerek uygulanır:

Genel Aktivite/Davranış

İştah

Kusma Sıklığı

Dışkı Kıvam/Sıklığı (İshal)

Kilo Kaybı

Bu bireysel puanlar toplanarak toplam bir klinik şiddet skoru elde edilir. Skorun yüksekliği, hastalığın klinik olarak şiddeti ile doğru orantılıdır. Bazı modifiye edilmiş değerlendirmelerde, endoskopik bulgular veya laboratuvar parametreleri (örn., serum kobalamin/folat düzeyleri) de eklenebilir; ancak bunlar orijinal FCEAI’nin standart bileşenleri değildir.

Bu blog Dr. Yasin ŞENEL tarafından onaylanmıştır.

KAYNAKÇA

•Cornell University College of Veterinary Medicine. (n.d.). Inflammatory bowel disease (IBD). Cornell University.

https://www.vet.cornell.edu/departments-centers-and-institutes/riney-canine-health-center/canine-health-information/inflammatory-bowel-disease-ibd

(Erişim tarihi:23 Aralık 2025)

•Côté, E., Ettinger, S. J., & Feldman, E. C. (2017). Ettinger’in veteriner iç hastalıkları (9. bs.; O. İskefli & A. Bayraktar, Çev. Ed., ss. 1739–1741). Elsevier / Güneş Tıp Kitabevleri.

•Garraway, K., Allenspach, K., & Jergens, A. (2017, December 8). Inflammatory bowel disease in dogs and cats. Today’s Veterinary Practice.

(Erişim tarihi: 2 Ocak 2026)

•Weir, M., Llera, R., Williams, K., & Ward, E. (2025). Inflammatory bowel disease in cats. VCA Animal Hospitals. https://vcahospitals.com/know-your-pet/inflammatory-bowel-disease-in-cats#

(Erişim tarihi: 23 Aralık 2025)

•Willard, M. D. (1999). Feline inflammatory bowel disease: A review. Journal of Feline Medicine and Surgery, 1(1), 25–36. https://doi.org/10.1016/S1098-612X(99)90204-8

(Erişim tarihi:23 Aralık 2025)

Yorum bırakın

Trend