İnsanlarda olduğu gibi evcil hayvanlarda da sağlık ve refah büyük ölçüde bağırsak mikrobiyotasına bağlıdır. Probiyotikler, kedi ve köpeklerin sindirim sistemini dengeleyerek bağışıklıklarını güçlendiren ve hastalıklara karşı direnç sağlayan dost mikroorganizmalardır. Özellikle antibiyotik kullanımı ve stres kaynaklı bağırsak florası bozukluklarını onaran bu takviyeler, iyileşme sürecini önemli ölçüde hızlandırır.

Probiyotik nedir?

Probiyotik terimi ilk kez 1965 yılında Lilly ve Stillwell tarafından, antibiyotik terimine zıt olarak “bir mikroorganizma tarafından salgılanan ve başka bir mikroorganizmanın çoğalmasını uyaran maddeler” şeklinde tanımlanmıştır. 2001 yılında ise FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) ve WHO (Dünya Sağlık Örgütü) probiyotiklerin tanımını “yeterli miktarlarda uygulandığında konakçıya sağlık açısından fayda sağlayan canlı mikroorganizmalar” şeklinde kabul etmiştir.  

  • Probiyotiklerin vücuttaki etkileri nelerdir?

Probiyotikler, hayvanlarda vücut dengesinin bozulmasını önlemekte ve doğal sağlıklı mikrofloranın gelişimini desteklemektedir. 

Temel etkileri şunlardır;

Gastrointestinal sistemdeki enzim aktivitesini artırarak gıdanın sindirilebilirliğini ve dolayısıyla yemden yararlanma oranını iyileştirir.  

Hayvanlarda hastalıklara karşı direnci artırır ve akut gastrointestinal sistem enfeksiyonlarının önlenmesi ve tedavisinde rol oynar.  

Patojen bakterilere karşı antimikrobiyal maddeler üreterek antibiyotik kullanılmadan iyileşme sürecine katkı sağlayabilir.   

  • İdeal bir probiyotik şu özelliklere sahip olmalıdır:

• Patojenik ve toksik olmamalıdır, konakçı hayvan için faydalı olmalıdır.  

• Mide asidine, pankreatik enzimlere ve safraya dirençli olmalıdır.  

• Bağırsak mukoza hücrelerine yapışabilme ve kolonize olma yeteneğinde olmalıdır.  

  • Probiyotik olarak kullanılan bakteri türleri:

Probiyotik ürünlerde kullanılan mikroorganizmalar genellikle sağlıklı hayvanların sindirim sistemi, çiçekler veya çürüyen meyveler gibi kaynaklardan izole edilir. En sık kullanılan cinsler şunlardır:  

Lactobacillus

Bifidobacterium

Enterococcus

Streptococcus

Bacillus

Clostridium

Escherichia coli (Nissle 1917 gibi suşlar).  

Literatürde belirtilen spesifik türler arasında Lactobacillus acidophilus, Lactobacillus casei, Lactobacillus rhamnosus, Bifidobacterium animalis, Bifidobacterium bifidum ve Enterococcus faecium öne çıkmaktadır.  

  • Probiyotik olarak kullanılan maya türleri:

Mayalar; protein, B vitaminleri ve iz elementler bakımından zengin olmaları ve yüksek sindirilebilirlikleri ile dikkat çeker. Ticari olarak en yaygın kullanılan maya türü, ekmek mayası olarak da bilinen Saccharomyces cerevisiae‘dir. Ayrıca Saccharomyces boulardii de tek mideli hayvanlarda sekum ve kolonu hedef alan probiyotikler arasında yer alır.  

  • Kedi ve Köpeklerin Bağırsak Mikrobiyomu

Kedi ve köpeklerin gastrointestinal sistemlerinde insanlardan daha fazla mikroorganizma bulunduğu tespit edilmiştir. Bağırsak mikrobiyotası anatomik bölgelere göre değişiklik gösterir. Bakteri yoğunluğunun en fazla olduğu bağırsak bölümü kolondur ve anaerob bakteriler baskın türlerdir. 

Kedi ve köpekler arasındaki mikrobiyom farklılığının temel sebepleri konakçı fizyolojisi ve diyettir. 

Kediler, köpeklerden farklı olarak obligate carnivore (zorunlu etobur) canlılardır ve metabolizmaları yüksek proteinli, düşük karbonhidratlı diyetlere göre evrimleşmiştir. Bu nedenle köpeklerde elde edilen veriler doğrudan kedilere uyarlanamaz. Kediler ve köpeklerde benzer bakteriler bulunsa da, tür ve suş düzeyinde büyük çeşitlilik vardır. 

Filogenetik olarak; Firmicutes, Bacteroidetes, Proteobacteria, Fusobacteria ve Actinobacteria türleri kedi ve köpeklerdeki tüm bağırsak mikrobiyotasının %99’undan fazlasını oluşturur. Her hayvanın kendine özgü bir mikrobiyal profili vardır; örneğin kedilerin %84’ü Bifidobacterium spp. taşısa da tür düzeyinde bireysel farklılıklar görülür.  

  • Kedi ve Köpeklerde Probiyotik Kullanımı ve Klinik Etkileri

Probiyotikler, stres, diyet değişiklikleri veya antibiyotik kullanımı sonucu oluşan mikrobiyal dengesizliğin düzeltilmesinde, bağırsak sağlığını desteklemek ve büyüme performansını artırmak için önemli katkı maddeleridir. Ayrıca obezite kontrolü, ürogenital enfeksiyonlar ve Helicobacter gastriti gibi durumların yönetiminde de potansiyel faydalar sunmaktadır.

Hem kedi hem de köpeklerde probiyotik uygulamaları, spesifik suşların kullanımıyla çeşitli sistemik ve lokal faydalar sağlamaktadır.

  • Gastrointestinal Sağlık:

Köpeklerde: L. acidophilus, P. acidilactici ve B. subtilis içeren probiyotik kombinasyonlarının, akut gastroenteritli köpeklerde iyileşme süresini kısalttığı belirlenmiştir. Köpek kökenli B. animalis, akut ishalin çözümünü hızlandırmış ve Salmonella typhimurium translokasyonunu azaltmıştır.  

Kedilerde: L. acidophilus, antibiyotik tedavisi gören ve Campylobacter enfeksiyonu bulunan kedilerde patojen atılımını artırarak iyileşmeyi desteklediği rapor edilmiştir.  

  • Bağışıklık Sistemi Desteği:

Köpeklerde: E. faecium takviyesinin, yavru köpeklerde dışkı IgA konsantrasyonlarını ve aşıya özgü IgG yanıtlarını artırarak bağışıklık fonksiyonlarını uyardığı saptanmıştır.  

Kedilerde: E. faecium, Feline Herpesvirus 1 (FHV-1) enfeksiyonu olan kedilerde morbiditeyi azaltmada etkili bulunmuştur.  

  • Metabolik Parametrelerin İyileştirilmesi:

Köpeklerde yapılan çalışmalarda, L. fermentum ve B. animalis suşlarının serum total lipid, trigliserit ve kolesterol seviyelerini düşürdüğü, total proteini artırdığı gözlemlenmiştir. Ayrıca L. fermentum’un köpeklerde kolesterol ve ALT seviyelerinde iyileşme sağladığı bildirilmiştir.  

  • Böbrek Sağlığı:

Kedilerde önemli bir mortalite nedeni olan böbrek yetmezliğinde, S. thermophilus, L. acidophilus ve B. longum içeren probiyotik karışımlarının BUN ve CRE seviyelerini düşürerek azotemi’yi azalttığı ve yaşam kalitesini artırdığı gösterilmiştir.    

  • Sonuç

Evcil hayvan bakımında probiyotikler; koruyucu hekimlikte ve hastalıkta tedavi sürecinde, akut ishalden böbrek yetmezliğine, kolesterol yönetiminden bağışıklık desteğine ve yemden yararlanma oranının iyileştirilmesine kadar geniş bir yelpazede kullanılabilecek katkı maddeleridir. Mevcut kanıtlar probiyotik seçiminde konakçıya özgü mikroorganizmaların kullanımının en etkili sonuca götüreceğini göstermektedir. 

Bu blog yazısı Veteriner Hekim Ahmet YAVUZ tarafından onaylanmıştır.

  • Kaynakça 

Riaz, R., & Karadağoğlu, Ö. (2023). Probiyotikler. In M. Ölmez (Ed.), Veteriner bilimlerinde probiyotiklerin terapötik, profilaktik ve fonksiyonel kullanımı (pp. 1–34). Özgür Yayınları. https://doi.org/10.58830/ozgur.pub358 Erişim Tarihi: 11.01.2026

Batı, Y. U., Sezer, M., & Akyüz, E. (2023). Köpek ve kedilerde yeni gelişmeler: Probiyotikler. In M. Ölmez (Ed.), Veteriner bilimlerinde probiyotiklerin terapötik, profilaktik ve fonksiyonel kullanımı (pp. 129–158). Özgür Yayınları. https://doi.org/10.58830/ozgur.pub358 Erişim Tarihi: 11.01.2026

Yorum bırakın

Trend