Kedilerde pire ısırığı hipersensivitesi (alerjisi), pirelerin kediden beslenirken tükürük bezlerinden salgıladıkları antijenlerin kediye aktarımı sonucu ortaya çıkan immünolojik bir hastalıktır. 

Kedilerde klinik belirtiler, duyarlılık derecesine bağlı olarak minimal düzeyden şiddetli düzeye kadar değişir. Hastalık baş ve boynu etkileyen yoğun kaşıntılı papüler dermatitis ile karakterizedir. Bu papüller yoğun kaşıntı sebebiyle patlayıp yeni bir kabuk oluşumuna yol açar. Dokunulduğunda hissedilen bu tablo miliyer dermatit (çok sayıda küçük kabuklu deri lezyonları) şeklinde kendini gösterir. Ayrıca şunu da söylemek gerekir ki pire alerjisi kedilerde miliyer dermatitin en yaygın nedenlerindendir. Şiddetli bir kaşıntıdan kaynaklı eksoriasyon ve alopesiye sık karşılaşılır. Lezyonlar yalnızca baş ve boyun bölgesinde değil aynı zamanda sırt (bel tarafı) bölgesinde arka bacakların iç-arka kısımlarında ve karın alt bölgesinde de görülebilir. Hastalığın bir cinsiyet veya ırk predispozisyonu bulunmazken yaşlı kedilerde genellikle daha şiddetli klinik tablolara yol açtığı söylenebilir. Hastalığın yaz aylarında görülme sıklığı daha yüksektir. Pire ısırığı alerjisinden muzdarip kedilerde aynı zamanda atopik dermatit veya gıda alerjisi de gözlenebilir ki bu durum tanı sürecini ve tedavi protokolünü büyük oranda karmaşıklaştırabilir.  

Hastalığın tanısında, hastanın öyküsü, klinik bulguları, pire veya pire dışkısı varlığı, deri içi test sonuçları ve diğer dermatolojik hastalık nedenlerinin elenmesi gibi bir dizi faktör dikkate alınmalıdır. 

Çoğu vaka, pire popülasyonunun zirve yaptığı yaz sonlarında görülür. Bu vakalarda, öykü oldukça açıklayıcı olabilir. Başlangıç yaşı da önemlidir, çünkü hastalık genellikle 1 yaşından önce görülmez. Enfekte olmuş evcil hayvanda pirelerin görsel olarak gözlemlenmesi tanıya yardımcı olur. Tüyleri normal yönünün tersine yavaşça ayırmak, genellikle pire dışkısını veya hızla hareket eden pireleri ortaya çıkarır. Pire dışkısı kırmızımsı siyah, silindirik ve pelet veya virgül şeklindedir. Suya veya nemli bir kağıt havluya konup ezildiğinde, dışkı çözünür ve kırmızımsı kahverengi bir renk oluşturur. Bunlarla birlikte şunu da belirtmek gerekir ki: Aşırı duyarlı hayvanlar, aşırı derecede kendilerini temizledikleri için neredeyse hiç pire barındırmazlar. Bu hastalarda genellikle pire izleri bulmak zordur, bu da sahiplerini sorunun varlığına ikna etmeyi zorlaştırır. İnce dişli pire tarağı kullanmak, pireleri ve dışkılarını bulmayı kolaylaştırır. Evcil hayvanın yatağında yumurta, larva ve dışkı olup olmadığını kontrol etmek de yararlıdır. 

İntradermal cilt testi, hastalığın olası tanısını desteklemek için kullanılabilir. Pozitif ani reaksiyonlar, negatif kontrole göre çapı 3-5 mm daha büyük bir kabarcık ile karakterizedir. Anında reaksiyon (15-20 dakika) ve negatif ise 24 saat gecikmeli reaksiyon için gözlemler önerilir. Gecikmeli reaksiyon, ayrı bir kabarcık olarak değil, yaygın bir eritemli reaksiyon olarak görülebilir. Pozitif reaksiyon, klinik durumun hastalığın olduğunu kesin olarak göstermez; sadece hayvanın mevcut veya geçmiş maruziyetinden dolayı pire antijenine alerjik olduğunu gösterek tanıya yardımcı olur. Pireye özgü tükürük antijenlerine karşı IgE’nin serolojik testi de tanıya yardımcı olmak için kullanılabilir. 

Ayırıcı tanı noktasında kedilerde, milier dermatite yol açabilecek diğer durumlar arasında dış parazitler (cheyletiellosis, trombiculosis, notoedric uyuz ve pediculosis), dermatofitoz, ilaç aşırı duyarlılığı, gıda alerjisi, atopik dermatit, bakteriyel folikülit ve idiyopatik milier dermatitin bulunduğunu unutmamak gerekir. 
Bu blog yazısı Veterin Hekim Esin HASTÜRK tarafından onaylanmıştır.

KAYNAKÇA 

  • MSD Veterinary Manual. Flea Allergy Dermatitis (Pire Alerjik Dermatiti) in Dogs and Cats (Erişim tarihi:12.01.2026).
    https://www.msdvetmanual.com 
  • Miller, W. H., Griffin, C. E., & Campbell, K. L. Muller & Kirk’s Küçük Hayvan Dermatolojisi, 7. Baskı, Türkçe çeviri. 

Yorum bırakın

Trend