Kedi ve köpeklerde kulak insanlarınkine nazaran daha etkili işlevlere sahiptir. Bildiğimiz üzere kedi ve köpekler bizim duyamadığımız frekanstaki sesleri duyabiliyor, kulaklarını neredeyse her doğrultuda hareket ettirerek sesin geldiği yöne doğru odaklanabiliyorlar. Yani kulak dediğimiz organ sadece duymaya yarayan küçük sevimli bir yapı değildir. Kulağın işitme haricindeki diğer özelliklerini ve görevlerini de gelin inceleyelim: 

Kulak; dış kulak, orta kulak ve iç kulak bölümlerinden oluşur. Kulak kepçesi ve dış kulak yolu ses dalgalarını toplayarak bu dalgaları kulak zarı aracılığı ile orta kulak bölümüne aktarır. Burada bulunan malleus-incus-stapes halk dilindeki adıyla çekiç-örs-üzengi denen küçük kemikçikler gelen dalgaların frekansını artırarak iç kulağa iletilmesini sağlar. İç kulakta bulunan yapılar aracılığı ile ses dalgaları elektriksel bir iletiye dönüştürülerek beyinde ilgili bölümlere iletilir ve duyma işlemi gerçekleşmiş olur. 

(1)

İç kulak içerisinde yarım daire kanalları olarak adlandırılan semisirküler kanallar bulunur. Bu kanallar açısal ivmelenmeyi yani başın dönme hareketlerini algılar. Bu 3 adet kanal birbirleriyle dik açı oluşturacak şekilde konumlanmıştır, bu sayede de başın üç boyutlu şekilde uzaydaki dönme hareketlerini hassas bir biçimde algılanmasını sağlar. Kanallar içerisinde bulunan endolenf sıvısı, içerisinde kupula ve duyu (tüy) hücrelerinin bulunduğu ampulla bölgesi dengenin algılanması açısından önem arz eder. Başın hareketiyle birlikte endolenf sıvısı hareket eder ancak bu sıvı yoğun olduğundan başın hareketini anlık olarak takip edemez ve geride kalır. Hareket halindeki sıvı kupulayı ve tüy hücreleri uyarılır, sinirsel sinyaller meydana gelir. Oluşan bu sinyallerde denge siniri olarak da adlandırılıan vestibüler sinir aracılığı ile beyne iletilir. Semisirküler kanallar aynı zamanda Vestiblo–Oküler Refleks ve postür kontrolünde de hayati öneme sahiptir. Ayrıca kulağın anatomik yapısı %70-80 oranında kedi ve köpekler arasında benzer olsa da hem kendi aralarında hem de türler arasında çeşitli farklılıklara sahiptir, bu konuya ilerleyen dakikalarda değineceğim.

Kısacası kulak hem işitme hem de denge ve koordinasyonu sağlamada önemli bir yere sahip. Bu sebeple kulak rahatsızlıklarına bağlı olarak da sıklıkla bu fonksiyonlarda, özellikle de denge-koordinasyon ve hareketlerde anormallikler görebiliyoruz. Bu anormallikler sürekli olarak kulağı deli gibi kaşıma, başı sağa sola sallama, yürümede veya ayakta durmada zorluk şeklinde karşımıza çıkıyor. Bunların haricinde kulak yolundan gelen irinli, pis kokulu veya koyu renkli akıntılar da bize kulak içerisinde bir şeylerin ters gittiğinin habercisidir. Evcil hayvanlarımızın kulaklarında bu semptomları oluşturan nedenler genellikle kedilerde polipler ve kulak uyuzu iken köpeklerde ise kulak enfeksiyonlarıdır. Ayrıca kulak enfeksiyonları kendi içerisinde çok farklı sebeplerden meydana gelebilmektedir. Bu sebeple kulaklarından şikayetçi olan bir hasta kliniğimize geldiğinde sebebi doğru bir şekilde ortaya koyabilmek için sistematik ve detaylı bir kulak muayenesi yapmak gereklidir. Kedilere oranla köpeklerde kulak enfeksiyonlarına daha sıklıkla rastladığımız için konuyu köpekler üzerinden anlatacağım. Haydi başlayalım…

(2)

İlk önce kulak muayenesi ama kulak muayenesine başlamadan öncesinde yapılması gereken ilk iş hastanın anamnezini almaktır. Alınan anamnez size ne aramanız gerektiği veya ne ile karşılabileceğiniz hakkında fikir verir. Örnek vermek gerekirse İngiliz Cocker Spaniel  ve Golden Retriever ırkı köpekler uzun kulaklara sahiptir bunun yanı sıra da özellikle yaz ve bahar aylarında denize girmeye de bayılırlar. Durum şu; kulakları uzun olduğundan dolayı kulak yolu yeterince havalandırılamaz ve nemi optimum şekilde tutulamaz, suya girip çıktığında zaten nem dengesi ve ventilasyonu yetersiz olan kulak yolu daha da nemlenir ve kulak enfeksiyon etkenlerinin üremesi için uygun hale gelir. Kulak yolunda üreyen bu bakteriler köpeğin kulağında akıntı, pis koku ve kaşıntıya hatta ilerlediği ciddi durumlarda ağrıya dahi sebep olabilir. Bir başka örnek ise aslında pek çoğumuzun bildiği pisi pisi otu. Otların büyümeye başladığı havaların da ısındığı dönemlerde özellikle genç yaştaki oyuncu köpeklerde sıklıkla kulak içerisinde pisi pisi otuna rastlanılır. Kulak içerisinde yabancı cisim etkisi göstererek hayvanda huzursuzluğa ve zamanla o bölgede yangıya sebep olur. Yani kliniğinize bu şikayetlerle gelen bir hastanız olduğunda ırk özelliğine ve yaşam şekline bağlı olarak bu sorunla karşılaşabileceklerini ve buna karşı önlemler alabileceklerini hasta yakınları ile paylaşabilirsiniz. 

Anamnezi aldıktan sonrasında, önce genel bir fiziksel muayene ve ardından kulak muayenesi gerçekleştirmeliyiz. Eğer kulak içerisinden örnek alınması gerekli ise bu işlem kulak muayenesine yani kulak temizliğine başlanmadan öncesinde yapılmalıdır. Örnek de aldığımıza göre artık kulak içerisini inceleyebiliriz. Bunun için öncelikle kulak içerisini yıkamamız gerekir ancak eğer kulak zarının bütünlüğünden emin değilsek yıkama işlemini yapmaktan kaçınmalıyız. Perfore olmuş kulak zarı var iken yapılan yıkama orta kulak ve iç kulakta bulunan yapılara zarar verecektir. Yıkama işleminin öncesinde kulak zarı bütünlüğünden emin olduktan sonra serum fizyolojik veya kulak temizleme solüsyonları ile kulağın içini yıkıyoruz. Ardından bir otoskop yardımıyla (videolu otoskop ile de olabilir) kulak kanalının anatomik ve fizyolojik durumunu değerlendiriyoruz. Bu noktada ırktan ırka değişen ve türler arasında farklılıkların olduğunu unutmamak gerekiyor. Özellikle brachiocephalic ırklarda kulak kanalı yapısı mesocephalic olanlara göre daha düz, yani açısız olarak şekillenmiştir. 

Kulak kanalı incelenirken kulak kanalının mukozasının renk ve görünümüne, serumenin (kulak kiri) karakteri ve miktarına bakılır. Burada görülen anormallikler kulağın farklı bölümlerini etkileyen enfeksiyonların birer habercisi olarak karşımıza çıkar. Köpeklerde daha önce de bahsettiğimiz gibi otitis externa (dış kulak yolunun yangısı), otitis media (orta kulağın yangısı) ve otitis interna (iç kulağın yangısı) sıklıkla karşılaşılan enfeksiyonlardır. Yine bu enfeksiyonlarda aslında hayvanın ırkına bağlı olarak farklı anatomik yapıya sahip olması ve çevresel etkenlere maruziyet durumu ile yakından ilişkilidir.

Kulak kanalının incelenmesinden sonrasında gerekli durumlarda röntgen, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans gibi yardımcı tanı yöntemlerinden de yararlanabilirsiniz. 

Yazımın buraya kadar olan kısmı aslında biz veteriner hekimliği öğrencilerini ve veteriner hekimleri ilgilendiriyordu sonrası ise biraz daha  hasta yakınlarına yönelik olacak. Özellikle de köpek sahipleri için, çünkü kedilerde bu tarz olgulara daha az rastlanılmakta ve çoğunlukla köpekler aktif olarak dış çevre ile bağlantılı olduğundan kulak ile ilgili sorun yaşamaya daha meyillidirler.

(3-4)

Yukarıda da kısmen bahsettiğim üzere öncelikle hasta yakınlarımızın sahiplendikleri hayvanların ırk özelliklerini ve karakterlerini bilmeleri gerekiyor. Örneğin bir Golden Retriever sahibi iseniz onun oyuncu bir karaktere sahip olduğunu ve kulaklarının nispeten sarkık oluşunu bilmeniz size olası kulak ile ilgili anormal hareketlerde fikir verecektir. Bazen gıda alerjilerine bağlı olarak da köpeklerde kulak enfeksiyonları ile karşılabiliyoruz. Yani köpeğinizin alerjik bir bünyesi varsa yediği gıdalara bağlı olarak hem kulak hem de deri üzerinde alerjik durumlarla ve buna bağlı enfeksiyonlarla karşılaşabilirsiniz. Peki tamam diyelim ki köpeğinizi tanıyorsunuz ve araştırmanızı yaptınız şimdi ne yapacaksınız? Özellikle kulağı sarkık olan patili arkadaşlarımızda kulak içerisindeki hava akımı ve nem dengesi doğru şekilde sağlanamıyor bunun için de yapabileceğiniz birkaç şey var aslında. Bunlardan ilki mekanik olarak kulak yolunu açmak yani kulakları yukarı, başın üzerine doğru çevirmek. Nem için ise özellikle banyo ve denize girip çıkma sonrasında kulak içerisinin iyice kurutulması yapılabilecek en iyi şeylerdir. Bunların yanı sıra kulak içerisini temizliği de önemlidir ancak aşırı miktarda temizleme yapıldığında kulak içerisindeki mikro flora ve fauna dengesi bozulacak ve enfeksiyonlara duyarlı hale gelecektir. Uygun olan ayda 1-2 defa temizlemek ve sık sık kulak içerisini kontrol etmektir. Ancak temizlik için kullandığınız solüsyonlara ve temizleme şeklinize dikkat etmelisiniz, bunun için veteriner kliniklerinden temin edebileceğiniz köpekler için özel üretilmiş kulak temizleme solüsyonlarını kullanabilirsiniz. Temizlerken de kulak içerisine herhangi bir şey sokmamalısınız; pamuklu çubuk, kürdan vb. veya kurulama yaparken saç kurutma makinesi gibi yakıcı etkisi olan aletleri kullanmamalısınız. Ve tabi ki rutin kontroller. Eğer daha öncesinde köpeğinizde bu tarz bir durumla karşılaşmış iseniz düzenli olarak veteriner hekiminize kontrol ettirebilirsiniz. Kontroller bahsi açılmışken antiparaziter ilaç uygulamalarının da düzenli olarak yapılması köpeğinizin kulak enfeksiyonları ile karşılaşma olasılığını azaltacaktır. Hastalık oluşmadan öncesinde hastalığın meydana gelmesini engelleyecek önlemler almak her zaman için hem evcil hayvanlarımız hem de bizler açısından yararlı olacaktır.

Özet ; Özellikle köpekler pek çok farklı sebeplerden ötürü kulak enfeksiyonlarına yatkındır. Bu farklı sebepleri doğru bir şekilde ortaya koyabilmek için sistematik ve detaylı bir kulak muayenesi yapılmalıdır. Bunun dışında hasta sahiplerimiz hayvanlarını iyi tanımalı ve onlar için gerekli uygulama ve kontrolleri aksatmamalıdır.

Bu blog yazısı Veteriner Hekim Halis HOŞAF tarafından onaylanmıştır.

KAYNAKÇA 

DergiPark, Köpeklerde Dış Kulak Yolu Hastalıklarının Video-Otoskopik, Ultrasonografik ve Radyografik Yöntemlerle Belirlenmesi, Köpeklerde Dış Kulak Yolu Hastalıklarının Video-Otoskopik, Ultrasonografik ve Radyografik Yöntemlerle Belirlenmesi

Gemini, https://gemini.google.com/share/704885240c1a (1), görsel oluşturma

Gemini, https://gemini.google.com/share/cbbebf168b86 (2), görsel oluşturma

Gemini, https://gemini.google.com/share/74875406a544 (3), görsel oluşturma

Gemini, https://gemini.google.com/share/e75be0fad323 (4), görsel oluşturma

Hillspet, Köpeğinizin Kulaklarının Kaşınmasının Nedenleri | Köpek Sağlığı | Hill’s Pet, Köpeğinizin kulakları neden kaşınır ve Bu konuda ne yapmalısınız ?

ProQuest, Otitis Externa ve Otitis Media’lı köpeklerde Klinik, Video Otoskopik, Laboratuvar, Radyolojik ve Ultrasonografik Bulguların Değerlendirilmesi – ProQuest, Otitis Externa ve Otitis Media’nın köpeklerde klinik, video otoskopik, laboratuvar, radyolojik ve ultrasonografik bulgularının değerlendirilmesi

VETAMERİKAN, https://www.vetamerikan.org/saglik-bilgisi/kopek-hastaliklari/kopeklerde-kulak-enfeksiyonu, Köpeklerde Kulak Enfeksiyonu

Yorum bırakın

Trend